ALLAH’IN YARATMA SANATI

Çevremizde gördüğümüz meyve ağaçları hakkında detaylı düşünmüş müydünüz? Bu bitkilerin nasıl ortaya çıktığını, hangi aşamalardan geçerek bir ağaç haline geldiklerini biliyor musunuz? Yoksa bitkilerin sadece göze hitap ettiklerini mi düşünüyorsunuz? Bu yanlış bir düşünce olurdu. Çünkü bu bitkiler yaşamımız için son derece gereklidir. Bütün canlılar gibi, yaşamak için gerekli olan vitamin ve minerallerin birçoğunu meyvelerden alıyoruz. Ayrıca diğer tüm bitkiler gibi, meyve ağaçları da, atmosferdeki dengeleri, oksijen ve karbondioksit oranını, iklimi, özetle yaşamamızı, nefes almamızı sağlamaktadırlar. Yaşamımızı büyük ölçüde çevremizdeki bitkilere borçluyuz. Bitkiler, Allah’ın bizim yaşamımız için kurduğu dengelere büyük katkı sağlamaktadırlar.

Bitkilerin de, diğer canlılarda olduğu gibi, tüm yapısal özellikleri hücrelerindeki DNA'larda şifrelenmiştir. Yani her bir bitkinin nasıl çoğalacağı, nasıl nefes alacağı, besinini nasıl sağlayacağı, rengi, kokusu, tadı, içindeki şekerin miktarı, üreme şekli ve daha bunun gibi birçok bilgi o bitkinin bütün hücrelerinde bulunmaktadır. Bitkinin köklerindeki hücreler, yaprakların nasıl fotosentez yapacağının bilgisine sahiptir. Kısaca bitkinin her parçasında, bitkinin tamamını oluşturabilecek şekilde bir şifrelenme vardır. Tıpkı insanın 100 trilyon hücresinin herbirinde bulunan ve 1 milyon sayfalık bilgi içeren DNA molekülü gibi, türün tüm bilgileri bitkinin de hücrelerinde şifrelenmiştir.


Peki öyleyse bitkinin her parçasına, bu bilgiler eksiksiz olarak nasıl ve kim tarafından yerleştirmiştir?Bir bitkideki tüm bilgilerin eksiksiz bir şekilde bütün hücrelerde aynı olması rastlantıların yardımıyla elde edilemez. Bu işlemi gerçekleştiren, bitkinin kendisi ya da topraktaki mineraller ya da başka dış etkenler de olamaz. Çünkü bunların hepsi bitkiyi oluşturan sistemin bir parçasıdır. Bitkilerdeki sistemin her bir parçasının böyle bir bilgiyi kendi kendine elde etmesi asla mümkün değildir.

Yeryüzündeki tüm canlılarda olduğu gibi, bitkilerin hücrelerine de gerekli bilgileri yerleştiren, hiç kuşkusuz ki her şeyi eksiksiz yaratan, her türlü yaratmadan haberdar olan Allah'tır. Allah bu gerçeğe pek çok ayetinde dikkat çekmiştir:
Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi, böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz Allah, lütfedicidir, her şeyden haberdardır. (Hac Suresi, 63)

Yeryüzündeki tüm bitki türleri çoğalmak için bazı işlemleri gerçekleştirmektedirler. Her bir tür kendi yapması gerekenleri, ilk ortaya çıktığı andan itibaren bilmektedir. Örneğin; rüzgar akımının yardımı ile gerçekleşen üreme sistemi, milyonlarca yıldır hiçbir aksama olmadan devam etmektedir. Görüldüğü gibi her şey çok yerli yerinde ve mükemmel bir zamanlama ile gerçekleşmektedir.

Örneğin, eriğin çiçek tozları bir portakal ağacının çiçeklerine taşınırsa ağaç portakal vermez. Bu noktada biraz durup düşünmek, olayın olağanüstülüğünü kavramamız açısından faydalı olacaktır. Bir bitkinin çiçeği kendi türündeki bir bitkinin çiçeğinden gelen poleni tanımaktadır. Şayet kendi türünden ise döllenmeyi başlatacak işlemleri yapar. Eğer gelen polen kendi türünden bir bitkiye ait değilse, bitki döllenmeyi başlatmaz. Çiçek bu ayrımı yapmayı nasıl öğrenmiştir? Bu sorunun cevabı, hiç kuşkusuz bitkinin her ayrıntısına hakim olan akıldır. O akıl en üstün akıldır. Yeri, göğü ve ikisi arasındaki herşeyi yoktan yaratan Allah’ın sonsuz aklıdır.

Ne bir parçasında ne de bütününde kendilerinden kaynaklanan bir akıl ve irade bulunmayan bu sistemler, Allah’ın eşsiz tasarımıdır. Sonsuz bir güç ve bilgi sahibi olan Allah'ın emri ve yaratması ile bu inanılmaz olaylar meydana gelmektedir. Canlı, cansız her şeyin ve her olayın meydana gelmesi Allah'ın her an yaratması ile gerçekleşmektedir. Allah bu sırrı bir ayetinde insanlara şöyle bildirmektedir:
Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)

Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız. (Vakıa Suresi, 63-65)

Allah’ın eşsiz tasarımına bir örnek de tohumdur. Tohumlar ait oldukları bitkinin her dalına, her yaprağına, bu yaprakların sayısına, şekillerinin nasıl olacağına, kabuğunun ne renkte ve kalınlıkta olacağına, bitkinin uzunluğuna, vereceği meyvelerin tatlarına, kokularına, şekillerine, renklerine ait bütün bilgilere sahip cisimlerdir.

İşte bu yüzden tohum, üzerinde düşünülmesi gereken bir varlıktır. Milyonlarca yıldır tohumların içinde bitkilere ait bütün bilgilerin saklanıyor olması sıradan bir konu olarak karşılanmamalıdır. Bu konu üzerinde düşünen insanın önünde hiç beklemediği ufuklar açılacaktır. Allah, Kuran’da pek çok ayette yarattığı herşeyle ilgili düşünmemiz gerektiğini bildirir :Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi,11)


Küçük tahta parçalarına benzeyen tohum hakkında hiçbir bilgiye sahip olmasaydık ve bu cismi ilk defa görüyor olsaydık, tohumların içinden hiçbiri diğerine benzemeyecek şekilde sayısız bitkinin çıkabileceğini tahmin edebilir miydik? Tabii ki böyle bir şeyi tahmin edemezdik. Bu cisimden mis gibi kokan, çarpıcı renklere ve şekillere sahip sayısız çiçeğin; papatyaların, lalelerin, güllerin, menekşelerin çıkacağını düşünemezdik. Çeşit çeşit meyvelerin; şeftalinin, hindistan cevizinin, ayvanın, dutun, kayısının yine bu tohumların oluşturduğu ağaçlarda yetişeceğini, küçük siyah, kahverengi ya da sarı cisimlerin portakalları, mandalinaları, karpuzları, erikleri, biberleri, domatesleri oluşturacağını hayal bile edemezdik.

Bir portakal dilimini elimize alıp incelersek, çok belirgin bir düzen ile karşılaşırız. Bu düzeni sağlayan bütün bilgiler portakalın çekirdeklerinde yani tohumlarında mevcuttur. Herbir dilimin büyüklüğü aynıdır. Çekirdekleri aynı kısımlara yerleştirilmiştir. Dünyanın her yerindeki portakallar aynı özellikleri içerir. Aynı güzel görünüme, aynı büyüklüğe, aynı kokuya sahiptir. Ve böyle olmasını sağlayan da çekirdeğinde saklı olan bu bilgidir. Bu nedenle dünyanın neresine gidilirse gidilsin portakal çekirdekleri alınıp toprağa ekilse bir süre sonra topraktan portakal fidanı çıkacaktır. İnsanlar fabrikalarda koku üretimi yaparken sürekli kontrol yaparlar, meyvelerdeki kokunun tutturulması içinse herhangi bir kontrole ihtiyaç yoktur. Dünyanın her yerinde kavunlar, karpuzlar, portakallar, limonlar, ananaslar, çilekler hep aynı kokarlar, aynı eşsiz lezzete sahiptirler. Hiçbir zaman bir portakal armut gibi ya da bir mandalina çilek gibi kokmaz; hepsi aynı topraktan çıkmalarına rağmen kokuları birbiriyle karışmaz. Hepsi her zaman kendi orijinal kokusunu korur.

Bu şekilde düşünerek yeryüzündeki bitkilerin tümünü inceleyebiliriz. Bu incelemenin sonunda elde ettiğimiz sonuç bitkilerin insanlar ve tüm canlılar için özel olarak yaratılmış oldukları sonucu olacaktır.
Alemlerin Rabbi olan Allah tüm besinleri canlılar için var etmiştir ve bunları, her birinin tadı, kokusu, yararı farklı olacak şekilde yaratmıştır:
Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 13)

Her tohumda, bir bitki embriyosu ve bir de besin deposu vardır. Bu, tohumun gelişimi için çok önemli bir detaydır çünkü toprak altında bulunduğu ilk zamanlarda, tohumun kökleri ve besin üretebilecek yaprakları yoktur ve bu süre zarfında büyüyebilmek için bir besin kaynağına ihtiyacı olacaktır.

Tohumları çevreleyen embriyo ve besin deposu gerçekte bizim meyve olarak adlandırdığımız besinlerdir. Meyvenin temel görevi tohumu korumak ve tohumun taşınıp dağılmasına yardımcı olmaktır.Çiçekte sadece yumurtalık kısmının gelişmesiyle oluşan meyve gerçek meyvedir.Portakal bu meyve grubuna girer.. Bu yapılar, tohumu beslemek amaçlı olduğu için besin değeri yüksek olan proteinleri ve karbonhidratları içerirler. Bu haliyle hem insanlar, hem de diğer canlılar için vazgeçilmez bir besin kaynağı oluştururlar. Her meyve içerdiği tohumu en iyi şekilde koruyup besleyecek niteliklere sahiptir. Etli kısmı, su miktarı, dış zarının yapısı tohumu en etkili koruyacak şekildedir.